Kazım Kanat |
 |
|
5/10/2007 |

|
Utandıran final!
Biri, baştan ikinci. ötekisi sondan ikinci. Birinin antrenörü dünya kariyerli Mösyö Tigana. ötekisi ise mesleğin daha ilk basamağındaki bay Bülent Korkmaz! Peki 'Aradaki fark nedir?' derseniz şunu derim; - Söylenecek her kelime, yazılacak herşey Beşiktaş'ın aleyhine kullanılacaktır. Hadi şunu da yazayım da Beşiktaş adına yazarlık görevimi yapayım; Futbol heyecanı sıfır! Futbol kalitesi sıfır! Gol pozisyonu sıfır! O zaman soracaksınız, 'Böyle finali izlemek için bir yıl beklemenin anlamı nedir?' Elbette, Erciyes'in geldiği bu noktaya saygı göstereceğiz. Erciyes'i bu noktaya getiren Korkmaz'ı alkışlayacağız. Peki, Beşiktaş'ın nesini yazalım? Şunu yazalım; Bu finalin bir gizli hesaplaşması vardı. Bu hesaplaşma Jean Tigana ile medya arasındaydı. Mösyö kendisini eleştirenlerin her dediğini yaptı. (Bir şey hariç. O da Bobo'yu yine sol açık oynattı!) Peki sonuç ne oldu? Sistem
ve kadro medyanın istediği gibi de olsa bu maçın en önemli noktası
unutulmuştu. O da motivasyon. Tigana, Fransa'ya dönerken Beşiktaş'ın o
savaşan ruhunu yok etmiş. Motivasyonu yok etmiş. Beşiktaş'ı sıradan bir
takım yapmış. Beşiktaş'ı eleştirirken bir oyuncuyu ayrı yere koyalım. O da Gökhan Zan. Savunmayı ayakta tuttu, ölü toplarda ileriye gidip gol aradı. Koskoca
90 dakikada Beşiktaş'ın uzaktan ve kaleyi bulmayan şutları vardı. Ama
Erciyes Lazarov'un ayağından öyle bir gol kaçırdı ki!
BİRER PENALTI VERİLMEDİ Uzatmalara gelelim: Beşiktaş'ı taraftarı uyandırdı. Erciyes ise acemiliğinin kurbanı oldu, yani bu finali kaldıramadı. İşte o an Beşiktaş'ta Tigana hayatının tek doğrusunu yaptı. Daha dün kovduğu İbrahim Akın'ı sahaya sürdü. 'Beni de kurtar Beşiktaş'ı da kurtar' dedi.
Ama en önemlisi Nobre'yi oyundan aldı ve Bobo'yu santrfor yaptı. Bobo
da Serdar Kurtuluş'un sağ çizgiden yaptığı ortayı kafayla gol yaptı.
Şimdi 'Mösyö Kürdan'a iki çift lafım var. Ben diyorum ki 'Nobre Beşiktaş'ın santrforu değil. Bobo varken Bobo santrfor olur. Eğer sen antrenörsen ben de arap olayım!' MESAJ : Hakem eleştirisini sevmem. 'Gülümseyen hakem' ismini taktığım İsmet Arzuman iki takımın da birer penaltısını yedi. Yani ödeştirdi. Böyle olmaz!
Kaynak:sabah.com.tr
|